Doğum Sonrası Depresyonu Nedir?

Doğum sonrası depresyonu ( lohusa depresyonu)

Her on anneden birinin doğum sonrası depresyonu yaşamasına karşın, bu durum yakın bir zamana kadar fark edilmemiştir. Doğum sonrası depresyonu, annelik hüznünden farklı olarak gerçek bir depresyon kabul edilmekte ve ilaç tedavisi ya da psikoterapi uygulanarak çözümlenmektedir.

Günümüzde bu amaçla kullanılan bir çok ilaç vardır ve bunların büyük bir kısmı emziren anneye güvenli bir şekilde verilebilir.

Doğum sonrası depresyon neden ortaya çıkar?

Bazı kadınların doğumdan sonra neden uzun süreli ve ciddi bir depresyon yaşandığı tam anlaşılabilmesi değildir. Bir çok doğum uzmanı, psikolog ve psikiyatrist, bu durumu, hamilelik ve doğum sırasındaki hızlı hormonal değişimlere bağlarlar. Ayrıca bu durumda rol oynayan başka faktörler de vardır. Hamileliği sırasında çok stresli olan, çevresinden fazla destek görmeyen ve eşiyle bağlarının zayıf olduğunu düşünen kadınlarda doğumdan sonra daha fazla depresyon görülebilir.

Önceden hamilelikle ilgisi olmayan depresyon ve anksiyete sorunu yaşamış kadınlar da bu açıdan daha fazla risk taşırlar.

Doğum sonrası depresyon hangi davranışlarla fark edilebilir?

Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonraki 24 saat içinde görülebileceği gibi, aylar sonrasına kadar da ortaya çıkmayabilir. Tüm depresyon türleri gibi bu durumda kişinin yardım alma isteği zayıflar ve depresif belirti atakları başladığında, anne artan yorgunluk ve endişesini hamilelik ve doğum deneyimine değil de bebek bakma ve diğer sorumluluklarına bağlayarak stres yaparak gösterir.

Tedavi edilmezse doğum sonrası depresyon aylarca hatta bebeğin doğumunun ikinci yılında bile sürebilir. Bu nedenle anne, eşi ve ailesi doğum sonrası depresyon belirtilerine karşı tetikte olmalı ve bu duruma dayanmaya çalışmak yerine çözüm üretmeye yönelik adımlar atmalıdırlar.

Emziren annelerde doğum sonrası depresyonu daha az görülür. Emzirme sırasında ve sonrasında salgılanan hormonların bu açıdan koruyucu etkileri olduğu bildirilmektedir.

Annedeki depresyon, bebeğin kısa ve uzun dönemli fiziksel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkileyebilir.

Doğum sonrası depresyon etkilerini azaltmak için ne yapılmalı?

Anneye bebek bakımında yardımcı olmak, dinlenmesini sağlamak en önemli adımlardan bir tanesidir.

Her ne kadar aileye yeni katılan bir bebeğin sorumluluğu ağırlıklı olarak annenin üzerinde olsa da, gerçekte bebek bakımı sadece anneyi ilgilendiren bir konu değildir.

Gerek annenin bu zorlayıcı dönemini en sıkıntısız şekilde atlatması, gerek bebeğin sağlıklı gelişiminin garantiye alınması açısından babanın desteği eşsiz bir önem taşır. Erkeklerin yaşamlarındaki en önemli ve en zevkli görevi yerine getirirken dışlanmaları ya da kendilerini geri çekmeleri büyük bir hata olacaktır. Bir erkeğin çocuğu ile ilgilenmesi ve eşine destek olması takdir edilecek bir tutumdur.

Doğum sonrası depresyonun en yoğun etkilerinin gözlemlendiği durumlarda anne mümkün olduğunca dinlendirilmeli, bulunduğu ortamdan kısa süreli de olsa uzaklaştırılmalı, farklı uğraşlar ile meşgul edilmelidir. Bu durumda baba yada aile büyüklerinden yardım alınması sürecin kolay atlatılması anlamında büyük önem taşır.

Doğum sonrası depresyondan şüphelenilen durumlarda mutlaka doktora danışılmalı, gerekiyorsa psikoterapi alınarak anne rahatlatılmalı ve içinde bulunduğu duygusal çöküşten arındırılmalıdır.

Aksi taktirde bu durum etkilerini, hem bebek üzerinde hem de anne üzerinde uzun bir süre hissettirecek ve bir çok insanın isteyip de sahip olamadığı ebeveynlik duygusunun güzelliklerini yaşamak yerine, aileler, bunu bir sorun olarak görüp sıkıntılı günler yaşamak durumunda kalacaklardır.

Kaynak: Prof. Dr. Gülbin Gökçay – Yaşamın İlk 2 Yılında Çocuk Sağlığı ve Bakımı

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.